Project Description

Anneciğim, hoşgeldin benim dünyama!

Annelik gerçekten de en keyifli, kutsal ama bir o kadar da zor görevlerden biridir. İlk kez annelik duygusunu tattığımızda keyifle karışık endişe duygusunu da yaşarız çoğunlukla …. ‘Nasıl çocuğumu uyutacağım?’, ‘ Ya hasta olursa?’, ‘Ya beni sevmezse?’ , ‘ Arkadaşları nasıl olacak?’, ‘Hangi okula göndersem?’, vb daha bir çok soru akıllarımızı kurcalar. Sık olarak gündeme getirdiğimiz en belirgin sorulardan biri de ‘ Nasıl daha iyi bir anne olabilirim?’ dir.

İşte bu noktada özellikle yurtdışındaki psikolog ve danışmanlar annelere gerçek anlamda yardımcı olmak için, hayatlarına ‘Koçluk’ kavramını sokmalarını öneriyorlar. Peki… son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz bu ‘Koçluk’ dediğimiz kavram nedir? Biz ‘Koçluğu’ hayatımızda nasıl uygulayabiliriz?

Koçluk; kişinin yaşantısını daha anlamlı kılacak, yaşam kalitesini yükseltecek ve kişinin kendi iç kaynaklarını kullandırarak hedef-amaç ve hayallerine ulaşmasına yardımcı olacak desteği gördüğü bir süreçtir. Aynı zamanda, kişilerin stres-kaygı, korku gibi iç engelleri ile başa çıkmasını; verimli, etkin ve mutlu bir hayat sürmesini sağlar.

‘Anne nasıl bir koç olabilir?’ sorusuna gelince…
Her çocuğun farklı bir karakteri, düşünce yapısı, alışkanlıkları ve kapasitesi vardır. Tabi ki tüm bu özelliklerin gelişiminde, özellikle anne çok büyük bir rol oynar, çünkü çocuk dünyaya geldiğinde gördüğü ilk kişi annesidir. Gelişiminin ilk yıllarında da çoğunlukla anne, hep yanı başında ve onunla birebir ilişki içindedir

Bir annenin ‘Koç’ olarak çocuğunu dinlemesi, kendini onun yerine koyarak dünyasını anlaması gerekir. Bununla beraber, çocuğun kendi yeteneklerini keşfetmesine, hayata dair amaç-hedef ve hayallerine ulaşmasına destek olması önem taşımaktadır. Koç olarak bir annenin, çocuğu sürekli motive etmesi, cesaretlendirmesi, yaratıcılık, empati ve uyum yönünün gelişmesine yardımcı olması gerekir. Çocuğun çevresinde sinerjik bir ortam yaratması da annenin ‘Koçluk’ prosesi için önemlidir. Özet olarak, ‘Koçluk’ desteğinin, aile içi ve anne-çocuk iletişim kalitesinin ve tatmininin artmasına; çocuğun kendinden ve istediklerinden emin, yaratıcı, çözüm odaklı ve uyumlu bireye dönüşmesine, direkt olarak etki ettiğini söyleyebiliriz.

Diğer Yazılarımız